IV - SORGU
Eyşan Boduroğlu, Ağzından
Hayatında hiçbir olayı, bir nesneyi veya kendi benliğini durdurup sorguladın mı? Kim olduğunu, nereden geldiğini, hangi karanlık amaca hizmet edeceğini ve bu çetin yolun sonunda başına nelerin gelebileceğini hiç düşündün mü?
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Ben düşündüm.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kimliğime 13 Ekim 1996 yazıldığında, neden tam olarak bu tarihte, bu topraklarda doğdum diye sorguladım. Babamın ve annemin dolabında, kumaşın kıvrımlarına saklanmış iki tane ay yıldızlı bayrak gördüğümde, gözlerinin içine bakarak, o bayrakların ne anlama geldiğini sorguladım. Kızların bordo bereli olamayacağını öğrendiğimde ise yılmadım; çok çalışarak araştırdım, kitapları karıştırdım, yasaları okudum ve cevaplarını aradım. Aldığım cevapların her biri, beni bugüne, bu ana, bu karanlık koridora getiren sorgularım sayesindeydi. Hayatın her anı, tıpkı bir kilitli sandık gibi, cevaplarla saklıydı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Önemli olan, hangi soruyu sorduğundu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Gözlerimin bağlı olduğu o sorgulayıcı bakışlar benden ayrılırken, üzerimdeki pikeyi yavaşça kaldırdım ve sırtımdaki o amansız acıyı hiçe sayarak ayaklarımı aşağıya, yere doğru sallandırdım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Dursana kızım, siz de geçin içeriye," diye söylendi Alev ve kapıda bekleyen Mücahit ile arkasındaki o iri yarı, sessiz adama içeriye girme izni verdi. Mücahit tekli koltuğa oturduğunda, ayakta bekleyen diğer adam bana doğru bir adım attı ve elini resmi bir tavırla uzattı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Barış Gömlekçi, sahadan."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Uzattığı bu güçlü eli sıkıp, "Eyşan Boduroğlu," diye karşılık verdim. Adının Barış olduğunu öğrendiğim bu adam, elini benden çekip aynı hareketi Alev'e yöneltti. Alev'in dudaklarında o her zamanki alaycı, sinsi gülümseme vardı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Alev Atsız, havadan."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Barış, elini geriye çektiğinde başıyla kısa, selam verircesine bir hareket yaptı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Tedy Bir'e neden iyi bakmadın?" diye sorduğunda, Alev'in yüzünde ani bir şaşkınlık rüzgârı esti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Sen nasıl?" diye söylendi; fakat Barış duymamış gibi yaptı ve arkasındaki sandalyeyi çekip gösterişsizce oturdu. Sağımdaki yastığı belime yerleştirip arkama yaslandım ve bakışlarımı Mücahit'e, o yıllar öncesinden tanıdığım o delikanlıya çevirdim. Değişmişti. Onu ilk gördüğüm gün ile şimdi arasında dağlar kadar fark vardı. Çocukluğundan eser kalmamıştı. Bakışları beni bulduğunda, dudaklarında buruk, hürmet dolu bir gülümseme belirdi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Aklımda o kadar soru var ki, hangisinden başlayacağımı bilmiyorum," dedi, sesi alçak ve saygılıydı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Omuzlarımı usulca silktim. "İstediğin sorudan başlayabilirsin."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit, kafasını onaylar gibi salladı ve cebinden küçük, eski model, kimsenin dikkatini çekmeyen bir telefon çıkardı. Sehpanın soğuk camının üzerine bıraktığında, Alev'in sinir bozucu damak şıklatma sesini duydum.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Ses kaydı almak yasak," dedi ve telefona uzanmak için elini attı. Barış, Alev'in elinin üzerine kendi elini, ağır ve kararlı bir şekilde koydu. Alev, bir anda, elini bir yılan sokmuş gibi geri çekti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"O bir sinyal kesici, havacı. Gerçi sen nereden bileceksin?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Barış'ın bu keskin cümlesiyle Alev'in gözlerinde aniden bir ateş parladı, volkan gibi. Onların bu gereksiz çekişmesini bastırmak isteyip dudaklarımı araladım; ama Mücahit benden önce davranmıştı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Barış, zamanımız kısıtlı. Düzgün dur."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Barış, elini dudağının üzerine götürüp görünmez bir fermuar çektiğinde, derin, rahatlamış bir nefes aldım ve dikkatimi yeniden Mücahit'e verdim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"O olayın olduğu zamanı hatırlıyor musun?" diyerek ilk sorusunu sordu Mücahit, gözleri sorguluyordu. Kafamı, evet anlamında salladığımda, derin, hazırlıklı bir nefes çekti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Asena Üsteğmen ve Eyşan Boduroğlu, aynı kişi mi?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Dudaklarım buruk, acılı bir şekilde kıvrıldığında, sırtımdaki yastığı düzelttim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Asena, Yüzbaşı oldu ve evet, aynı kişi."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Siz Asena Gündüz müsünüz?" diyen Barış'ın şaşkın sesini duyduğumda, göz ucuyla ona baktım. Gözleri hafifçe irileşmişti. Onu umursamadan, Mücahit'e bakmaya devam ettim. Mücahit kafasını salladı, birkaç saniye düşündü ve ardından damağını yavaşça şıklattı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Raşit'in bu zamana kadar bir şey öğrenememesinin sebebi buydu işte. Peki, Çağın Avaz diye birini tanıyor musun?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kafamı hızla, net bir şekilde salladım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Asker olduğunu biliyor muydun?" diye sordu. Kaşlarım hafifçe çatılmaya başladığında, Alev aklımdaki cevabı söyleyiverdi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Siz gelmeden yalnızca beş dakika önce öğrendik. Telefonunda Askercell'in servis numarası vardı."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit'in gözleri bir an Alev'e değdi ve hemen, bir ok gibi bana çevrildi. "Raşit bilmiyor, sen bilmiyorsun; ama ben biliyorum."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Aklıma dün, bir sinsi bir cevap gelmişti. Aslında o cevap, tüm soruların önüne geçiyor, onları anlamsız kılıyordu. Olayın ne olduğu değil, sorunun kendisi önemliydi bazen. Parmağımı şıklattım ve işaret parmağımı ona doğru çevirdim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Bizim bölükte ve bordo bereli?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit'in dudaklarından şuh, içten bir kahkaha koptu ve kafasını sallayarak "Evet," dedi. Bakışlarına hayranlık, bir öğrencinin öğretmenine duyduğu o saf saygı büründü; ama çok sürmedi. Elleri birbirine kenetlenirken, dudaklarındaki gülümseme yavaşça, bir gölge gibi soldu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Adı Mete, Mete Mert Çakır. Güvercin'in yeni tim komutanı."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Güvercin'in yeni tim komutanı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Ruhumda bir ipin, bir bağın koptuğunu hissettiğimde, derin, boğucu bir nefes almaya çalıştım. Sırtımdaki yara yeniden sızlarken yüzüm istemsizce buruştu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Geçici olarak getirmişler. Hatta Osman Üsteğmenim ile yaptığı konuşmalara bizzat şahit olmuştum." Boğazını temizleyip devam etti, sesi artık daha ciddiydi. "Kimsenin hiçbir şeyden haberi yok; ama aklımı tek bir soru kalıbı kemirip duruyor, durmuyor. Neden siz askerliğe devam edemezken, o devam edebiliyor?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit'in sorduğu bu kadim soru, benim de aklımı bulandırırken, ayaklarımı hafifçe kendime doğru çekip yana doğru kıvırdım. Alev, oturduğu sandalyeden fırladı ve iki adımda yanıma gelip, sırtıma koymam için bana bir yastık daha uzattı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Sizin gittiğiniz günün ardından bütün film koptu, her şey alt üst oldu. Sizi bu göreve gönderen Timuçin Albay, üç gün sonra Tunceli'ye sürüldü. Ardından, trajik bir trafik kazasında öldü. Yerine Mete Mert Çakır'ın babası Alparslan Çakır atandı. Sonra Mete Mert Çakır, Güvercin Timi'ne komutan olarak getirildi. Ardından beş kişilik bir ekip kuruldu ve bize 'Kanarya' görevini verdiler."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Elimi havaya kaldırıp Mücahit'in sözünü kestim. "Kanarya?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit, beni hiç önemsemedi, sanki duymamış gibi devam etti. "Size verilen Kanarya operasyonundan sonra, teşkilatlar arasında gizli bir toplantı yapıldı. Ölen albayın, Raşit ile iş birliği içinde olduğunu düşündüler; ama değildi. Albay, yalnızca Raşit'i devlete teslim etmek, bu kuyruklu yalanı bitirmek istemişti. Raşit, bunun üzerine gitti, işi kanalladı. Albaydan senin ismini almaya çalıştı; ama Timuçin Albay namuslu bir askerdi, direndi. Onun bu direnişi, trafik kazası adı altında, Raşit tarafından kirli elleriyle öldürülmesiyle son buldu."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Bu çok canice," dedi Barış, fısıltıyla.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Boşuna hain demiyorlar," dedi Alev, dişlerinin arasından.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit, hiçbirini takmadan, onların bu yorumlarını duymazdan gelerek derin bir nefes aldı. Alev, ayağa kalkıp mutfağa yürüdü. Cezveye kahve doldurmaya başladığında, ben Mücahit'e döndüm.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Bu olayların gidişatını öğrenmek ve Asena Gündüz'ü korumak için ekip kuruldu; ben, Barış, Alper, Caner ve Mete. Gece gündüz demeden, durmadan Asena Gündüz'ü aradık, sorduk; ama ne gören vardı ne de duyan."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Çünkü yanlış yere bakıyorduk," diye konuştu Barış, sanki kendi kendine. Alev, önümüze kahve dolu bardakları bırakırken, dudaklarında hafif bir gülümseme vardı. Bir anda Barış'a döndüm.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Hayır, çünkü kendi ismimi kullanmıyordum," diyerek Barış'ın tezini baştan çürüttüm.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Tek kaşım yukarıya, sorgulayıcı bir ifadeyle kıvrıldı. "Siz aslında olmam gereken yerlere baktınız; ama ben hiçbir zaman orada olmadım. Askeri Lise sınavını kazandıktan sonra, annem ve babam bana gerçek ismimi kullanmamam gerektiğini ve bunu ölene kadar, bir sır gibi saklamamı söylediler."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kurduğum bu ağır cümleden sonra Barış, alaycı, inanamayan bir ifadeyle yüzüme baktı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Hangi anne ve baba bunu isteyebilir ki?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Ruhumdaki o kalın, o sağlam duvarlardan biri çatladı ve üstü yıllar içinde kabuk bağlamış olan eski bir yara yeniden, amansızca kanadı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Yüzbaşı Ethem ve Yüzbaşı Yağmur Boduroğlu."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Barış'ın dudakları aldığı bu cevapla aralanırken, başını mahcup, pişman bir şekilde eğdi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Başınız sağ olsun, yüzbaşım."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Hiç düşünmeden, taş gibi bir ifadeyle, "Vatan sağ olsun," dedim. Ruhum, çatlamış duvarındaki o kanamayı durdurmaya çalışırken, bakışlarımı Mücahit'e çevirdim. Kaşlarım giderek alnımın ortasında derin, keskin bir çizgi oluşturmaya başlamıştı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Sen beni nasıl buldun?" diye sorguladığımda, Mücahit arkasına yaslandı, cevaba hazırdı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Mete, bizi Raşit'in yanına, onun sağ kolu gibi verdi. Barış onun sol, ben sağ koluyum. Bu sıralarda, burada değildik. Raşit bizi önemli bir göreve yollamıştı. Biz de bu fırsatı kaçırmadan teşkilata gittik, durumu anlattık. Dört gün önce teşkilata bir faks geldi. Mardin Merkez Hastanesi'nde görevli bir doktor, asker kökenli birinin gizlice getirildiğini ifşa etti. Fakstaki bilgileri hemen yok edip Mardin'e, buraya koştuk. Doktor, sizin henüz bir saat önce taburcu olduğunuzu söylediğinde, hastanenin kameralarına baktık ve gördüğümüz yüz, benim çok eskiden, çok iyi bildiğim, aşina olduğum bir yüzdü."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Bir yanım hem buruk hem de tarifsiz bir gururla doluydu. Yıllar önce, bir asker olarak koruduğum, kolladığım o genç asker, şimdi tam karşımda, aynı kutsal görev için, beni korumak için elinden geleni yapıyordu. Minnettarlığımın sessiz göstergesi gözlerime yansıdı ve bir an için orada, o koyu kahverenginin içinde parıldadı. Mücahit, ona bu duygulu, bu kırılgan gözlerle baktığımı fark ettiğinde, omuzlarını yükseltti ve alçak gönüllü bir gülümsemeyle karşılık verdi. Dudaklarımda ufak, titrek bir tebessüm oluşurken, derin bir nefes aldım ve gözlerimi konuşan Alev'e çevirdim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Durum kafama yatmaya başladı; ama şöyle okkalı, cevaplanması gereken birkaç sorum var," dedi Alev. Onun bu cümlesiyle ellerimi kucağımda kenetledim, bir öğrenci gibi hazırdım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Seni dinliyorum," dedim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Soru bir: Neden Mücahit, faksta gelen bilgileri yok etti?" dedi ve gözlerini Mücahit'e dikti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Çünkü Raşit'in her şeyi, bizi öğreneceğini biliyordu," diye cevapladım. Alev, gözlerini çevirip bana baktı. Parmaklarıyla havada iki işareti yaptı, sıradaki soruydu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Soru iki: Çağın'a, yani Mete'ye asker olduğumuzu söyleyecek miyiz?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kafamı hızla, tereddütsüz iki yana salladım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Hayır, söylemeyeceğiz. Çünkü Mete, Asena Gündüz'ü arıyor, Eyşan'ı değil. Eğer biz bugün gidip her şeyi Mete'nin önüne koyarsak, o koruma görevine başlayacak ve bu süreçte Raşit, eninde sonunda her şeyi öğrenecek. Bu bizim sonumuz olur."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Alev, tereddütle, düşünerek kafasını bir iki kere salladı, tam ikna olmamıştı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Soru üç: Mete'yi kim vurmak istedi?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kaşlarımı çatarak Mücahit'e baktım. O da aynı şekilde bana bakıyordu. "Ne alaka?" diye sorguladı Mücahit. Derin, hazırlıklı bir nefes aldım ve yerimde, olabildiğince dikleştim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Raşit bana 'Çağın Avaz' diye birinin olduğunu ve elinde uyuşturucu kaçakçılığı yapan kişilerin ismini yazdığı gizli bir defter bulunduğunu söyledi. Bu defteri ondan bir şekilde almamı istedi. Ben, Çağın ile tanıştığım ilk gün, telefonumu toplantı yaptığımız yerde unuttum. Raşit, Alev'in telefonundan beni aradı ve buraya, yalnızca on dakikalık bir mesafedeki bir konumu gönderdi. Ardından oraya, o konuma gittiğimde, görünürde onu vuracaklardı; ama işte sonuç ortada, ben vuruldum."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit, aniden elini sertçe alnına vurdu ve ayağa kalktı. Salonda bir sağa, bir sola, kafesteki bir aslan gibi volta atarken, diğer eliyle saçlarını hışımla karıştırdı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Biliyor."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kaşlarım çatıldı, anlamamıştım. "Nasıl biliyor?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit, ellerini iki yana, çaresizce bıraktığında, sertçe, yıkılır gibi koltuğa oturdu. Sol eli dizinin üzerine konarken, sağ avucunu bize doğru açtı, bir şeyi ispatlar gibi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Mete, hiçbir zaman böyle bir iş yapmadı. Bir sene önce, yerimiz ve kim olduğumuz belli olmasın diye bir şarap dükkânı açtık, sadece bir kılıftı o." Mücahit bir anda durdu, kelimeler boğazında düğümlendi ve gözleri yere, halının desenlerine indi. Saniyeler sonra, ağır ağır yukarı, bana çevrildi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Raşit'in istediği o defterde... senin hakkında, Asena Gündüz hakkında her şey var."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Hassiktir! Biliyordum, lanet olsun, biliyordum!"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Alev bir hışımla, bir yaylı bıçak gibi ayağa fırladı. Ayakta volta atarken elleri beline, o sinir harbindeki duruşuna tutunmuştu. Birden bana döndü ve işaret parmağıyla, bir suçlu gibi beni işaret etti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Sana güvenmiyor demiştim! Seni o boktan görevlerin içine attığı ilk günden beri söylüyordum, anlamalıydım! Seni o gün, ipe astıklarında anlamalıydım, çok geç kalmıştım," dedi ve hırsla masaya bir tekme savurdu. Sonra Mücahit'e dönüp yeniden işaret parmağını kaldırdı, bu sefer beni gösteriyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Astırdı, biliyor musun? Yetişemeseydik, beş saniye geç kalsaydık ölecekti, duyuyor musun? Ölecekti! Beş saniye, yalnızca beş saniye geç açılsaydı şu kapı, şimdi burada konuşamıyor olacaktık!"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Alev'in kulaklarımda çınlayan, duvarlardan yankılanan o çığlık dolu sesiyle gözlerimi sıkıca kapattım. Karanlığın içinde, o anı yeniden yaşıyordum.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Ama anlamadım, anlamalıydım! Raşit, Çağın'ın aslında kim olduğunu biliyordu ve ona hiç, ama hiç güvenmedi. O defteri alma görevini bilerek, kasten sana verdi; çünkü sana da güvenmiyordu, senden de şüpheleniyordu. O defterin gerçek olmadığı gibi, senin onu ona götürmeden önce içine bakacağını, içindekileri okuyacağını adın kadar iyi biliyordu, emindi. Lanet olsun, lanet olsun bu kaderimize," diye söylendiğinde, gözlerimi araladım. Alev yavaşça, bitkin bir şekilde sandalyeye çöktü, sanki içindeki tüm enerjiyi boşaltmıştı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Hepsi benim suçum. Elimize o kadar fırsat geçti, o kadar çok an yakaladık; ama hiçbirinde gidip de o herifin biletini kesmedik. Lanet olsun, gerçekten lanet olsun."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Alev, gözlerini yere, sanki orada bir hesap arıyormuş gibi indirdiğinde, ben derin, ciğerlerimi yırtan bir nefes aldım. Hayatım boyunca hiç bu kadar kendimi köşeye sıkışmış, çaresiz, bir kafese kapatılmış gibi hissetmemiştim. Eli kolu bağlı, boynu bükük, sessiz bir kurban gibiydim. Acımı, sırtımdaki yangını önemsemeden ayaklarımı koltuktan aşağıya sarkıttım ve boynumu yavaşça sola, sonra sağa çevirdim. Ardından ellerimi öne doğru uzattım. Boynumdan ve omuzlarımdan gelen o çatırtılı, o yorgun sesleri duyduğumda, derin, arınmış bir nefes daha aldım. Çenemi dikleştirip ellerimi dizlerimin üzerine, bir komutan edasıyla bıraktım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"O, Eyşan'ın nasıl biri olduğunu biliyor, zayıflıklarını biliyor; ama Asena'nın kim olduğunu, onun neyden yapıldığını bilmiyor. Onu, kendi anladığı dilden, kendi kullandığı silahla vuracağız. Günün sonunda, Asena'yı öğrendiğine, onunla oynadığına çok ama çok pişman olacak."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Bakışlarımı Mücahit'e, o sadık gözlere çevirdim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Burada, şu dört duvarın içinde konuşulanlar, burada kalacak. Mete'nin ya da bir başkasının, senden veya Barış'tan benim hakkımda en ufak bir haber almasını istemiyorum. Yalnızca sen ve Barış, benim gerçek kimliğimi bilecek. Güvercin Timi, Mete ile ne zaman göreve çıkıyor?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Mücahit, düşünürcesine gözlerini sola, boşluğa kaydırdı. Eli çenesinde, bir an durdu. "Büyük ihtimalle yarın olması gerek, evet yarın. Hatta birkaç timden destek istediler. Ne oldu da sordun?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
İçli, ağır bir nefes bıraktım, sanki yılların yükünü veriyordum.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Beni askeriyeye sokacaksın; ama kimse görmeyecek. On dakika, yalnızca on dakika. Alparslan Albay'a durumu özetleyip, çıkacağım."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Bunu yapmana izin vermem." Alev'in keskin, buyurgan sesiyle sertçe ona döndüm, gözlerim ateş saçıyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Özür dilerim, Alev; ama artık ipleri elime alma zamanı geldi, hatta çoktan geçti bile. Albay'a durumu anlatıp Kanarya dosyasına gizlilik koydurmam lazım; yoksa herkes, Raşit de dahil olmak üzere, o deftere ulaşamadan gerçekleri öğrenecek. Daha biraz önce konuştuk. Asker olduğumu söylediğin o doktor bile, sırf meramını anlatmak için bizi ifşa etmiş."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Alev, sakince, boynunu bükerek kafasını salladı, teslim olmuştu. Bu sefer Barış'a döndüm.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Sahadan olduğunu söylemiştin, değil mi?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Barış, onayladı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"O zaman senden bir şey isteyeceğim. Uyuşturucu kaçakçılığı yapanları bulup, onlar hakkında gizlice bir defter tutmanı istiyorum. Çok değil, yirmi, yirmi beş tane isim, edinebildiğin kadar bilgi yeterli olur. Onu hallettikten sonra, bir şekilde bana ulaştırın. Raşit'e fark ettirmeden, onun istediği gibi görünerek bu olayı bitirmemiz ve en sonunda o hainin biletini kesmemiz gerekiyor."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Tam o sırada, sessizliği yırtan bir telefon sesi yükseldiğinde, Mücahit elini cebine, silahına davranır gibi bir refleksle soktu. Telefonu çıkarttığında bakışları hemen beni buldu, sorarcasına. Kafamı, "aç" anlamında salladım. Aramayı cevaplayıp, hepimizin duyması için hoparlöre bastı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Mete Yüzbaşım," dedi Mücahit, sesini olabildiğince doğal tutarak.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Parmaklarım hafifçe çeneme doğru indi, düşünceli bir şekilde. Gözlerim yerdeydi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Neredesin, Mücahit?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Salonun içinde birden Mete'nin o kalın, otoriter sesi yükselirken, çenemdeki parmaklarım oldukları yerde donup kaldı. Bakışlarım Mücahit'e çevrildi. Mücahit, Barış'a gizlice kafasını salladı, bir işaret verdi. Barış'a baktığımda, elleriyle yemek yeme hareketi yapıyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Barış ile birlikte lokantada yemek yiyoruz. Bir şey mi oldu, komutanım?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Telefondan kısa, sinir bozucu bir hışırtı geldi. Bu hışırtı, onun kendi telefonunu aradığında duyduğum o sesle birebir aynıydı. İçim ürperdi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Güvercin, pencereye konmuş. Ekmek verin."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Gözlerim telefona, o siyah, soğuk cihaza inip durduğunda, dilimi yine dişlerimin keskin arkasında gezindirdim. Bu, zamanında benim dilimden hiç düşmeyen, timime sık sık söylediğim bir cümleydi; ama şimdi onun ağzından, bambaşka bir tonda duymak garip, sarsıcı gelmişti. Aklıma bir şimşek gibi çakan düşünceyle kaşlarımı çattım. Bu cümle, bir görev alametiydi, gizli bir haberdi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Şimdi sana bir adres göndereceğim. Bu adrese yarın git ve şunları aynen söyle: 'Beni Çağın Bey gönderdi. Kendisinin acil ve önemli bir işi çıktığı için birkaç hafta buralarda olmayacak.' Nereye gittiğini sorarlarsa da rastgele bir şey uydur, araştırmazlar."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Tamam, komutanım. Ben hallederim."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Arama sonlandı. Mücahit'in bakışları bana, bir kahraman gibi çevrildiğinde, dudağımın sağ kenarı ağırca, kaderci bir ifadeyle yana doğru çekildi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Hazırlan, yarın Alparslan Albay'a iade-i ziyaret yapacağız. Vakit kaybedecek bir anımız bile yok."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
17 Eylül 2021 / Şırnak
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Eyşan Boduroğlu, Ağzından
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Her kapının ardında yepyeni bir yol, her yolun sonunda ise kaçınılmaz bir bitiş vardır.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Zorluklarla tanıştığını sandığın o ilk günlerde, aslında hiçbir şey görmediğini, hiçbir şey yaşamadığını zamanla öğrenirsin. Fark ettiğin her yeni durum, bir öncekinden daha ağır, daha yıkıcıdır. Yürümeyi bırakıp koşmaya başladığında ancak o zaman anlarsın gerçekleri; ta ki tökezleyip yere kapaklanana kadar. Dizlerinin üzerine sertçe düştüğünde, o acıyla birlikte yavaş olman gerektiğini, acele etmemeni kafana vura vura, defalarca öğretir hayat.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Yolum önümdeydi, dosdoğru uzanıyordu; ama ben, artık ben değildim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Üzerimdeki o koyu siyah takım, Şırnak'ın kavurucu, amansız sıcağını tüm tenime, her bir gözeneğime çekiyor ve içimi dışımı yakıp kavuruyordu. Kafamdaki siyah şapka, bir nebze olsun yüzüme gölge düşürürken, gözlerimdeki koyu renkli güneş gözlüğü, etrafa rahatça, kimse tarafından tanınmadan bakmama yardımcı oluyordu. Uzakta, göğün en yüksek noktasında dalgalanan al bayrağın üzerine düşen o keskin karartı, onun kadim ihtişamını, o kutsal heybetini gizlemeye yetmiyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Yıllardır adımlarımın altından geçen, ezbere bildiğim o yol, ilk defa bana yabancı, soğuk ve ürkütücü gelmişti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kafamı iki yana, yavaşça salladım. Hayır, yabancı olan yol değildi. Bendim. Bu üniformanın içinde kaybolmuş, kimliğini saklamaya mahkûm edilmiş bendim. Başımı hafifçe eğdiğimde, bana doğru kararlı adımlarla yaklaşan bir siluet fark ettim. Mücahit, üzerine tertemiz, ütüsü tam yerinde olan üniformasıyla tam karşımda durdu. Taştan banktan sessizce kalkıp üzerime çeki düzen verdim, kıyafetimin her bir kıvrımını kontrol ettim ve hızlı, kararlı adımlarla yürümeye başladım. Mücahit, iki adımda bana yetişip omuz omuza yanımda yürümeye başladığında, alt dudağımı gergince, neredeyse kanatacak kadar ısırdım. Stresliydim, evet. Gözlerim yolda, aklım ise iki yıl öncesindeydi. Askeriyenin o yüce kapısından girip sola döndüğümüzde, kulağımda bir hayalet gibi dolaşan bir ses duydum.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Asena?"
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Osman'ın sesiydi bu, yanılsama da olsa. Hızla arkamı döndüğümde, orada, o boş koridorda kimsenin olmadığını gördüm. Sadece kendi gölgem ve geçmişin hayaletleri vardı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Zaman kaybetmeyelim, yüzbaşım," dedi Mücahit'in gerçek, bu ana ait sesi. Onun sesiyle kendime gelirken, kafamı iki yana sallayarak o geçmiş anıyı zihnimden kovdum. Dilim, yine o eski huyla dişlerimin keskin arkasında sürtünürken, albayın odasının kapısı görünmüştü; koridorun sonunda, sanki bir kader kapısı gibi duruyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Ben kapının önünde nöbet bekleyeceğim," dedi Mücahit ve kapının tam yanında, bir heykel gibi dimdik durdu. Başıyla kısa, anlamlı bir işaret verdiği anda, kapının soğuk tokmağını kavradım, derin bir nefes aldım ve içeriye girdim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Albay, masasının başındaydı ve başını bir an olsun kaldırmadan, önündeki kalın dosyayı büyük bir dikkatle okumaya devam ediyordu. Kapıyı usulca, gıcırdatmadan kapattım ve üç kararlı adımda tam karşısına geçtim. Siyah şapkam hâlâ başımdaki yerini koruyor, alnıma gölge düşürüyordu. Sağ elimi şapkanın siperliğinin yanına, en yüksek asker selamı verir gibi koyup, ciğerlerimi dolduran derin, ağır bir nefes aldım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Asena Gündüz, Rize. Acil ve gizli bir durum için ziyaretinize geldim, komutanım."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Albay, aniden durdu. Sanki zaman durmuştu. Ağırca, bir aslanın uyanışı gibi gözlerini okuduğu dosyadan çekti ve yavaşça bana, ta içime bakmaya başladı. O mavi, o derin gözlerinin içinde keskin, fakat hemen bastırılan bir şaşkınlık gizlenmişti. Duruşumu bozmadan, çenemi daha da dikleştirdiğimde, gözleri bir süre daha benim gözlerimde, ruhumda takılı kaldı. Mete, gözlerinin rengini, o keskin maviyi babasından almıştı. Hatta, direkt olarak babasının gençliğine benziyordu. Bunun başka bir açıklaması olamazdı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Rahat," dedi Albay, sesi alçak ve buyurgan.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Onun komutuyla elimi alnımın yanından, şapkanın siperliğinden indirdim; ama dik duruşumu, bir askerin onurunu asla bozmadım. Gözleri üzerimdeki bu sivil, bu yabancı kıyafetlerde gezinirken, ağırca ayağa kalktı ve masanın önünde duran iki koltuğu başıyla işaret etti. Emin olmak, bir yanlış anlaşılma olmaması için beklediğimde, kafasını onaylarcasına salladı ve masanın etrafından dolaşıp koltuklara doğru bir adım attı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Otur, Asena."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Bir adımda koltuğun tam önüne geçip sakince oturdum. Ellerim dizlerimin üzerinde, kusursuz bir simetriyle konumlandı. Gözlerimiz hâlâ birbirinden ayrılmamış, bir savaş meydanında karşı karşıya gelmiş iki komutan gibiydik.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Seni dinliyorum," dedi Albay, arkasına yaslanarak.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Derin, hazırlıklı bir nefes bırakıp omuzlarımı iyice dikleştirdim. Artık vakit gelmişti.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Kanarya'ya hemen gizlilik şerhi koydurun. Raşit, etrafındaki insanların kim olduğunu, kimin kiminle bağlantılı olduğunu çözmeye başladı. Artık hiç kimseye güvenmiyor, her an tetikte. Özellikle de bana, Eyşan Boduroğlu'na olan güveni sıfır."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Albay, derin bir nefes alıp arkasına yaslandığında, yorgun bir inilti duyar gibi oldum. Ardından biraz önce okumakta olduğu o kalın, o gizemli dosyayı önüme, soğuk camın üzerine bıraktı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Benim, her şeyden haberim var, Yüzbaşı."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Önümdeki dosyaya gözümü çevirdiğimde, bütün gerçeklik, bütün yalanlar, onca soru işaretiyle birlikte çırılçıplak önümdeydi. Sayfaların her bir noktasındaki o küçük, o keskin kare resimler, hayatımın her anını, her adımımı, her nefesimi belgeliyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Senin kim olduğundan tut; neler yaptığını, neler çektiğini, neler gördüğünü, neler işittiğini... Senden önce ben yaptım, çektim, gördüm ve işittim hepsini."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Şaşkın bakışlarım dosyadan çekilip onun gözlerine, o derin maviye odaklandı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Kanarya, benim meselem, Yüzbaşı. Bu görev, benim görevim."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Artık aralanmış dudaklarımda şaşkınlık, korku ve bir nebze de olsa hayranlık barınıyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Seni bu göreve uygun gören, Alev'i sana yardım etmesi için yollayan, benden önceki Timuçin Albay'ın ölümüne maalesef ki sebep olan ve en önemlisi, kendi öz oğlumu seni fark ettirmeden koruması için onun yanına gönderen de bendim."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Aklım karmakarışık olmuş, her şey bir anda yerli yerine oturmaya başlamıştı ki dudaklarında buruk, hüzünlü bir gülümseme oluştu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Ben, Mücadele İtibar Timi Komutanı'yım. Buradaki görevli albayın elindeki gizli bilgiler nasıl olduysa Raşit'e sızdı ve Timuçin Albay, bu yüzden Tunceli'ye sürgün yedi. Orada da rahat bırakılmadı, çünkü daha üç gün sonra tertiplenmiş bir trafik kazasında acımasızca infaz edildi. Raşit, ondan senin gerçek adını, Asena Gündüz'ü öğrenmek istedi; ama Timuçin Albay, bir kahraman gibi direndi ve o ismi asla vermedi. O gün bugündür Raşit'in seni bulamamasının tek sebebi, ölen Timuçin Albay'ın bu onurlu direnişiydi."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Derin, yorgun bir nefes aldı, sanki yılların yükünü omuzlarından atıyordu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Raşit, her zaman senden şüphelendi ve seni sürekli olarak sorguladı; ama sana sorarak değil, aklının almadığı yöntemlerle. Seni defalarca imkânsız görevlere gönderdi, her seferinde denedi, test etti. Ve sen, her seferinde başarılı olarak, alnının akıyla geri döndüğünde, o da bir nebze olsun sana güvendi, bir nebze olsun rahatladı. Ta ki ben, Çağın Avaz karakterini yaratıp onun hayatına sokana kadar. O andan itibaren Raşit'in hedefi değişti ve asıl konusuna, asıl avına geri döndü: Asena Gündüz."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Tabi ya, diye geçirdim içimden. Her şey artık aydınlanmış, birer birer oturmuştu. Kafasını iki yana, hayıflarcasına salladığında, damağını yavaşça şıklattı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Benim de maalesef ki tahmin edemediğim, öngöremediğim bazı olaylar gerçekleşti. Senin vurulman gibi. O gün, aslında o kurşunlar Mete'ye, oğluma sıkılmıştı; ama sen bir anlık refleksle onu kurtardın ve kurşunları kendin aldın. Bu, asla ama asla hesabımda olan bir şey değildi. Defter konusuna gelecek olursak, aklında nasıl bir plan var, ne düşünüyorsun?" diye bana soru yönelttiğinde, sakince, telaşsızca yutkundum.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Kurduğunuz o beş kişilik ekibin içindeki Barış isimli asker sahaya inecek ve bizim için güvenilir, doğrulanabilir isimler bulacak. Yirmi, yirmi beş tane yeterli olacaktır. İsimler tamamlandığında, o defteri bana, en güvenilir yoldan ulaştıracak."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Albay'ın o ana kadar hep ciddi, hep mesafeli duran gözlerinde ilk defa bir hayranlık, bir takdir kıvılcımı gelip geçti. Dudağının bir kenarı, istemsizce gururla kıvrılırken, omuzları hafifçe yükseldi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Aradığım o kudretin, o cesaretin tam karşımda, dimdik oturuyor olması beni tarifsiz bir şekilde onurlandırdı, Yüzbaşı," dediğinde, ben de ona içten bir gülümsemeyle karşılık verdim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Tek kaşımı imayla, hafifçe yukarıya kıvırdım. "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur," demiş Mustafa Kemal Atatürk.”
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Albay'ın dudaklarındaki gülümseme daha da büyüdü, yüzünü aydınlattı ve sonra yavaşça, ağır bir şekilde şuh bir kahkahaya büründü. Fakat bu kahkaha, çok uzun sürmedi. Ağırca, bir gölge gibi tuzla buz oldu. Onun da gözlerinin o derin mavisinin üzerine ansızın karanlık bir bulut çöktü.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Mete'nin, oğlumun bundan haberi yok ve asla olmayacak. Ta ki sizin göreviniz, bu Kanarya operasyonu tamamlanana kadar. Tahmin ettiğim gibiyse, Mücahit ve Barış, bu olayı ona çaktırmadan, ustalıkla halledeceklerdir. Kanarya'ya gizlilik emrini, o doktorun sizi ifşalamasından hemen sonra, daha dün verdim. Gerekli tüm önlemler alındı."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kafamı hafifçe, anlayışla salladığımda, dudakları bir kez daha aralandı, bir şey söyleyecek gibi oldu; ama sonra durdu, kelimelerini tarttı. Omuzları ağır bir yük altında yükselip alçaldığında, boğazında bir düğümle yutkundu.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Senden şunu istiyorum, Yüzbaşı. Mete'nin haberi olmadan, ona haber vermeden, yarın Güvercin Timi'nin karşısına çıkmanı, varlığını göstermeni istiyorum. Onlara hiçbir şey açıklamak zorunda değilsin. Sadece orada, benim yanımda, dimdik duracaksın. Onlara her şeyi, ama sadece bilmeleri gereken kadarıyla ben izah edeceğim."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Kalbimin üzerine, görünmez, devasa bir elin çöktüğünü hissettim. Sanki nefes alamıyordum. Farkında olmadan, elim göğüs kafesime, o acının tam ortasına konmuştu. Alparslan Albay bana buruk, baba şefkatiyle gülümsediğinde, başı yavaşça sola doğru eğildi.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Bu duyguyu, evladım, bu tarifsiz acıyı en iyi ben bilirim. Yoldaşlarından, vatanından ayrı kalmanın, kimliğini saklamanın ne demek olduğunu çok ama çok iyi öğrendim," dedikten sonra, o devasa adamın gözlerinin dolduğuna yemin edebilirdim; ama ispatlayamazdım, sadece hissettim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Gözlerin, duruşun, o bakışın tıpkı babana çekmiş, Boduroğlu."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Bütün bedenimdeki algılar, tüm hücrelerim bir anda ürperdiğinde, çenemin titremesine engel oldum, dişlerimi sıktım. Albay, derin, kararlı bir nefes alıp ayağa kalktığında, ben de bir yay gibi fırladım ve esas duruşa geçtim; ama bu sefer elimi alnıma, selam vermek için kaldırmadım, bekledim.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Babanın ve annenin intikamı, elbet bir gün, en adil şekilde alınacak. O gün geldiğinde, bizzat ben, kendi ellerimle karşısına çıkacağım o hainin. Senden istediğim tek bir şey var: Kendini o time göster. Mete'ye ve onun yarattığım o kahraman karakteri Çağın'a sahip çık, onu yalnız bırakma."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Artık zamanı gelmişti. Elimle alnımın yanına, şakağıma yasladım.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Emredersiniz, komutanım."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Albay, elimdeki selamı aynı ciddiyet ve hürmetle selamladığında, önünden bir adım geri çekildim ve elimi indirip arkamı döndüm. Kalbim sanki ağzımda, boğazımda atıyor, her atışta kulaklarımda yankılanıyordu. Zihnimdeki onca soru, birer birer cevaplarıyla eşleşiyor, karanlık bir odanın lambaları yanıyordu. Birden, karanlığın tam içinde bir fırtına koptu ve tüm sorular, cevaplara karıştı, eridi gitti. Her bir sözcük, yeni bir cümleyi, yeni bir hamleyi doğurduğunda, tam kapıya yönelmişken durdum ve tekrar arkama, albaya döndüm.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Komutanım, bir planım daha var."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Alparslan Albay, merakla, soru soran gözlerle bana baktığında, dudağımın sağ kenarı kurnazca, tehlikeli bir şekilde yana doğru kıvrıldı. Daha önce kimsenin görmediği o yüzü gösteriyordum.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Raşit'in bana olan güvenini yeniden tazelemek, onu rahatlatmak ve ona gerçekten sadık olduğumu kanıtlamak için adamlara ihtiyacım var. Beni hiç tanımayan, geçmişimi bilmeyen, sorgulamayan, sorgulamayı bilmeyen ve acıması, merhameti olmayan adamlara ihtiyacım var."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Dedikten sonra Albay'ın gözlerinde bir kıvılcım parladı ve planımı anında, bir satranç ustası gibi kavradı. Kafası sorgulayıcı bir şekilde, bir kuş gibi yana eğilirken, masaya kararlı adımlarla yürüdü ve eski usul siyah ahizeyi kaldırdı. Bakışları hâlâ bende, yüzümde dolaşırken, bir anda yüzü ciddileşti, komutan yüzüne büründü.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Bana Kurt'u ve yavrularını getirin."
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Ahizeyi sertçe yerine koyup kapattı ve doğruldu. Sağ elini, o yılların yorgunluğunu taşıyan palaskasına koydu. Ağır, fakat kararlı adımlarla bana doğru yürüdü, tam karşımda, bir milim bile oynamadan durdu. Sol eli yavaşça, ağır bir hançer gibi havaya kalktığında, boynumun tam hizasında durdu. Beklemediğim bir anda sertçe vurduğunda, kulağımdaki son cümlesi odanın duvarlarında yankılanmıştı.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
"Raşit'ten önce Tim, Asena. Önce can, sonra canan.”
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.
Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.