GÜVERCİN

I - YEMİN

Tahmini Okuma Süresi: 19 dk

Bir çiçek tohumu patladığında kökünden koptu. Tohuma bulaşan kan taneleri, dünyaya gelen canın varlığını kanıtladı. Çiçek öldü ama tohum toprağın altına gizlendi. Bir gün gelecek, o tohum çiçeğin izlerini taşıyarak topraktan patlayacaktı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

25 Ocak 2022 / 21:30

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Göğün iki kadim ve sinsi bulutu, sessizliğin tam ortasında birbirine şiddetlice çarptığında gece, ansızın titreyerek uyandı. Çarpışmanın yankısı, yerin bağrında bile uğuldayarak yankılanırken, ardından gelen ışık süzmesi gökyüzünü bir anlığına solgun bir yüze dönüştürdü. Gecenin koyu karanlığına düşen bu kırık ışık, ne kadar kısa sürse de, genç bir adamın nemli gözlerinde uzun süre sönmeyen bir kor bıraktı. Gözbebekleri, o kamaşmanın iziyle daralırken, koyulaşmış mavilikleri artık bir insana değil, tenha bir geceye aitti.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Yağmurdan kaçan silik gölgeleri tarayan bu bakışlar, bir süre sonra sırtını yasladığı ihtiyar ağacın kabuğuna daha da sindi. Sanki ağaçla birlikte büyüyor, kökleriyle birlikte toprağın derinliklerine sızıyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Tam o sırada, karşısında ansızın beliren bir aracın far ışıkları, çamurlu camlardan süzülerek yüzünü aydınlattı. Adamın hareleri birdenbire küçüldü; irkilen bir yaban kedisinin içgüdüsüyle durduğu yerden sıyrıldı. Ayak sesleri, ıslak asfaltta boğuk bir yankı bırakarak aracın arka kapısına yöneldi. Arkadaki koltuğu, kendine hazırlanmış dar bir mezara dönüştürdü ve hiç beklemeden, kaderine razı olmuş bir mahkûm sessizliğiyle oturdu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Kısılmış gözleri, yanındaki adamın kirli bakışlarını adeta tartarak süzerken, sol elini yavaşça yaşlı adama uzattı. O anda yüreğinde tuhaf bir rahatlık hissetti ama ruhu, amansız bir hastalık gibi sızlanıyordu. Birbirlerini bırakacak olsalar, hemen oracıkta birbirlerini öldürecek olan bu iki mavi gözlü adam, aslında kendilerini çok hafife alıyordu. Çünkü onları birbirine bağlayan şey ne bir dostluktu ne de bir düşmanlık; onları birbirine bağlayan şey, yalnızca bir ölümün kıyısında kurulan o amansız ittifaktı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Derken Şeytan, ceketinin karanlığa gömülü cebinden o siyah renge bürünmüş cinayet silahını usulca çıkardı. Soğuk namluyu, bir kutsama hareketiyle genç adamın açık avuçlarına bıraktı. Genç olanı, kıvrak ve yırtıcı bir hareketle silahı parmaklarının arasında sabitledi; artık o, demirin soğukluğunu etinin sıcaklığıyla mühürlemişti. Önden uzatılan sarı kapaklı dosyayı gördüğü an, boğazında biriken sıkıntıyla derin bir iç çekti. Artık ruhundaki o amansız his, bir alev gibi yüreğine sıçramış, orada yanmaya başlamıştı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Uzatılan dosyayı almak üzere parmaklarını araladığında, yaşlı adam keskin bir refleksle elini araya koydu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

“Geri dönüşü yok,” dedi yaşlı adam. Sesinde ne bir uyarı vardı ne de bir merhamet; sadece amansız bir gerçeğin soğuk tınısı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Genç adam, gözlerini iyice kıstı. Elinin tersiyle, bir sineği savuşturur gibi, yaşlı parmakları ittirdi ve dosyayı neredeyse yırtarcasına bulunduğu yerden kaptı. Bakışları, beş kâğıda işlenmiş yazıların arasında hızla dolaşırken, ansızın bir ismin geçtiğini fark etti. O isim, yüreğinden akan kanın rengini değiştirdi; sanki damarlarındaki her şey yerini zehirli, koyu bir sıvıya bırakmıştı. Kalemi tutan eli önce hafifçe, sonra şiddetle titredi ve titreyen parmakları dosyanın içine düştü. Boşta kalan öbür eli ise, saniyeler içinde belindeki silaha yapıştı. İlk kurşun, karanlığı yırttı; ikinci ve üçüncü kurşun, arabanın dar karnında peş peşe yankılandı. O daracık mekânda, kurşun sesleri tanrının tokadı gibiydi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Yüzüne sıçrayan sıcak kan taneciklerini, siyah kabanının koyu rengiyle ustalıkla kamufle edip bir hışımla araçtan indi. Dışarıda, üzerine yağan sağanak yağmur sanki onu cezalandırmak istercesine hızını daha da arttırmıştı. Her bir damla, teninde bir kırbaç izi bırakırcasına sertti. Parmaklarını kıracakmış gibi avucunda sıkarken, adımları yağmurun amansız ritmine eşlik etti.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bir saat boyunca aralıksız yürüdü. Sırtında nefesinin buharı, göğsünde ise henüz soğumamış bir ölünün ağırlığı vardı. Sonunda kendini evinin kapısına attı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

İçeri girdiğinde, ezbere bildiği odalarda birkaç tur attı. Duvarlar ona yabancı değildi, ama o artık kendine yabancıydı. Banyoya girdiğinde, gözleri önce bembeyaz, geniş küvete takıldı. Küvetin tıpasını yerleştirip musluğu sonuna kadar açtı. Soğuk su, borulardan gelirken bir çeşit ağıt yakıyor gibiydi. Su küveti yavaşça doldurmaya başlarken, o üzerindeki ıslak ve kan kokulu kıyafetleri birer birer çıkardı ve çamaşır makinesine attı. Ayaklarının dibinde biriken suyun ayazını hissettiğinde eğilip musluğu kapattı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Küvetin içine ilk adımını attığında, ayak tabanlarından başlayarak tüm vücudunu saran o keskin soğukluk, içindeki yangını söndürmeye yetmedi. Yangın sadece daha da derinleşti. Dizlerini yavaşça, yorgun bir hayvanın sessizliğiyle kırdı ve yüzünü suyun içine gömdü. Sırtındaki kemikler, bir yay gibi dışa doğru gerildi. Dudaklarını araladığında, suyun içinde boğuk bir ses yankılandı; bu ses, ruhundaki amansız acının suya vuran gölgesinden başka bir şey değildi. Birbirine yapışmış kirpiklerine rağmen, gözyaşları sularla buluştu ve o an sırtının nasıl titrediğini hissetti. Kemikli parmakları, küvetin soğuk porselen kenarlarını sıkıca kavradı. Bir kez daha dudakları aralandı ve içindeki pisliği suya akıtmaya devam etti. Sular, onun kirini kutsal bir şekilde kucaklıyor gibiydi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Genç adamın ciğerleri, oksijensizlik yüzünden diyaframını zorlamaya başlamıştı. Nefes almak istemiyordu; ya da nefes almak onun için artık bir işkenceydi. Sonunda ruhsuz bir biçimde başını küvetin soğuk kenarına dayadı. Gözleri tavanda bir noktaya kilitlendi, ama orada hiçbir şey görmüyordu. Yalnızca kendi içindeki boşluğu izliyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Benliği ve ruhu, çoktan ölmüş bir kadının siluetine teslim olurken, varlığının geriye kalan son kısmı da usulca yalnızlığa teslim oldu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

29 Kasım 2019 / Şırnak

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Sol, sağ. Sol, sağ.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Postallarımın karlar üzerinde çıkardığı o boğuk ve hışırtılı ses, dilimi dişlerimin arkasında usulca gezindirmeye zorluyordu. Gözlerimin tam odağında, ufkun kıyısından kıyısına yayılmış olan o bembeyaz örtü, sanki nice dağların heybetli omuzlarına bir gelinliğin en saf ve en hüzünlü haliyle örtülmüştü. Arkamdan, adımlarımın ritmini kutsayan askerlerin ağız birliğiyle dökülen o ritmik ve demir gibi sözleri, omuzlarımın gururla ve fakat mekanik bir zarafetle yükselmesine sebep oluyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Sağ kolumun altından, yorgun ama asla düşmeyen bir nişan gibi sarkıttığım al sancak, bana vatanımın kutsal ve bir o kadar da ağır bir nişanesi gibi geliyordu. Karşıdaki dağların eteğinde, karların arasında duran gözlerim, daima varlıklarını derinden hissettiren anne ve babama kaydığında, saniyesinde bakışlarımı kaçırdım. Yüzümde hiçbir ifade yoktu; adeta taştan oyulmuş bir maskeydi bu. Fakat gözlerimin içindeki o kısacık mutluluğu fark ettiklerini biliyordum.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Onlarla gurur duyduğum anlardan sonra beni izlemeleri, şimdi onlara gurur verici olmalıydı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Silahlarla çevrili, karanlık bir mabedi andıran masanın önüne yaklaştığımızda, derin ve ağır, ciğerlerimi yırtarcasına bir nefes aldım. Ardından kolumun altındaki sancağı, bir annenin bebeğini sıvazlar gibi titizlikle düzelttim. Nizami bir şekilde, birer makine dişlisi gibi ikili gruplara ayrıldık ve masanın iki tarafına, karşılıklı olarak ve tam bir simetriyle geçtik.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Sağa, sola dön."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Sol ayağımdan destek alarak masanın yanında yan durduğumda, sol elimi soğuk silahın üzerine yasladım. Parmak uçlarımda birikmiş olan kan, tüm uzuvlarımı titreten bir uyarıyla bedenimi sarstığında, derin bir nefes daha aldım. Bakışlarım tam karşıya uzanırken, ayağa kalkmış ve heyecanla bizi izleyen insanları fark edebiliyordum.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"BARIŞTA VE SAVAŞTA, KARADA, DENİZDE VE HAVADA."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Her zaman ve her yerde milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle hizmet, kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime; askerliğin namusunu, Türk sancağının şanını canımdan aziz bilip, icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda edeceğime namusum üzerine ant içerim."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dudaklarımızdan dökülen her bir cümle, tekrar eden bir yankıyla dağların derinliklerinde uğuldarken, ayaklarımın altında yerin titreştiğini hissettim. Birçok asker masanın yanından ayrılıp kenarda bekleyen ailelerinin kollarına koşarken, ben kaşlarımı çatmış bir halde elimdeki sancağı sıkıca tutmaya devam ettim. Arkamdaki can dostlarımdan biri omzuma dokundu, kenardaki fotoğraf makinesine uzandı ve geriye doğru hızla adımlayarak çerçeveye beni aldı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Gülümseyin, komutanım."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

İçimde bir sıkıntı vardı; tıpkı kara bir tohum gibi, usulca ve sessizce ruhumun en derin köşesinde kök salmıştı. Sıklıkla ve zorla alıp verdiğim o kesik nefes, ayaklarımın altını daha çok titretmiş ve bakışlarımın istemsizce, bir mıknatıs gibi aileme çevrilmesine neden olmuştu. Annemin kaşlarını çattığını, alnında bir endişe kırışığı belirdiğini gördüğüm vakit, elimdeki sancağı yanımda duran can yoldaşıma verdim.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Komutanım?" dedi şaşkınlıkla.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Karın üzerinde giderek gömülen ve ağırlaşan postallarım, onlara ulaşmama müsaade etmiyor gibiydi. Ben koşmaya çalıştıkça, elinde fotoğraf makinesiyle geriye doğru adımlayan Deniz, gülümseyerek bana bakıyordu. Derken babam, birdenbire annemin üzerine kollarını gererek kapandı. O an, sıcak bir hava dalgası yüzüme vurdu ve bedenimi bir rüzgâr misali geriye savurdu. Sırtım sertçe karların üzerine yığılıp kaldığında, kulaklarımdaki uğultular artık bir siren sesine ve binlerce çığlığa gebeydi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Abla!" diye haykırdı bir ses.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Yiğidim!" diye feryat etti başka bir ses.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Çığlıklar, zihnimin her bir köşesine, her bir kıvrımına sinmişti.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

“Komu-tanım...”

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Başım yavaşça, ağır bir yükü kaldırır gibi sola doğru çevrildiğinde gözlerim Deniz'e değdi. Endişeyle bakan, bembeyaz kesilmiş hareleri benden çevrilip gökyüzüne, o boş ve sessiz gökyüzüne doğru yöneldi. Ağırlaşmaya başlayan, her bir uzvu kurşunla dolu gibi olan bedenimi bin bir güçlükle, inleyerek yerden kaldırmaya çalıştım. Sol dizim bedenimin dengesini sağlarken, ağır ve yorgun bir şekilde karşımdaki manzaraya doğrulup baktım. Gözlerimin yeryüzünde şahit olduğu cehennem, tam karşımda, bir tablo gibi duruyordu. Etrafa dağılmış olan bedenler, daha birkaç dakika önce birbirlerine gülerek, umutla bakan kişilere aitti.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Anne?" dedi, sol kulağım.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Baba?" dedi, sağ kulağım.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Neredesiniz?" diye sordu, sol gözüm.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Neredesiniz?" diye haykırdı, sağ gözüm.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bir çift bedene takıldı gözlerim. Emekleyerek, tırnaklarımı karlara geçirerek onlara ulaşmak isterken, kollarımdan tutuldum ve acımasızca geriye doğru çekiştirildim. Aralık dudaklarımdan çıkan zorlu, boğuk kelimeler havada süzülüyor, birer buhar tanesine dönüşüp eriyordu fakat kulaklarıma ulaşmıyordu. Kendimi bile duyamaz, kendi sesimi bile tanımaz bir haldeydim.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Komutanım, komutanım yapmayın," diye yalvarıyordu biri.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Uğuldayan o amansız sesler, zihnimdeki tüm çığlıkların, tüm feryatların önüne geçti ve gözlerimin önüne kırmızı, yoğun, hiç aralanmayacak bir perde serdi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bugün kara bulanan kan, yarın tek bir sebep, tek bir vatan uğruna yine damarlarımızdan akacaktı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

25 Kasım 2019 / Şırnak

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dün, bembeyaz bir gelinlik gibi dağların omuzlarına dökülen o saf örtü, bugün apayrı ve korkunç bir kıyafete bürünmüştü.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Karların kana bulanmış etekleri, hemen altındaki soğuk tabutları, al bayrakla kucaklayan askeriyenin titreyen kucağına bırakmıştı. Şırnak'ın o heybetli, o sessiz dağlarını matem adı verilen ağır ve görünmez bir örtü sarmıştı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Alnımın hemen yanında duran elim bir kez olsun titremezken, bakışlarım masaların üzerine sıralanmış tabutlara değdi. Daha dün, bu saatlerde o masaların başında vatanımız için en kutsal yemini ederken, bizden daha kahraman olan o askerler, şimdi sessizce görevlerinin nasıl icra edildiğini göstermek ister gibiydiler. Sol köşede duran kürsüye, bölük subayı ağır adımlarla çıktı ve boğazını temizledi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"24 Kasım 2019 tarihinde yapılan yemin töreni sırasında, hain bir pusu sonrası Yüzbaşı Ethem Boduroğlu ve Yüzbaşı Yağmur Boduroğlu, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna şehit olmuştur."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

O andan sonrasını açıkçası, hiç dinlememiştim. Anne ve babamın gözlerimin önünde birbirlerine kenetlenerek, sanki ölüme bile birlikte meydan okurcasına şehit düşmeleri, ömrüm boyunca asla unutamayacağım bir travmanın imzasını atmıştı. Bu travma, damarlarımda gezinen kanın bir anda yerini zehirli, koyu bir sıvıya bırakmasına sebep olmuştu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Şehit al!"

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Şehit al!"

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Avuç içlerim delicesine kaşınıyor ve onlara son bir kez sarılmak için yanıp tutuşuyordum; fakat bu ne yazık ki mümkün değildi. Gözlerimi bir saniye bile olsun kırpmıyor ve onlara, son dakikalarının son saniyesine kadar bakmak istiyordum.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Yüzbaşım."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Kulağımı tırmalayan bu boğuk ses ile gözlerimi yavaşça sağa çevirdim. Alnımın yanındaki el, yorgun bir kuş gibi yanıma düşerken, nöbetçi askere dikkat kesildim.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Timuçin Albay sizi çağırıyor," dedi ve selam verip görev yerine sessizce geri döndü. Bakışlarımı arkama çevirip bana bakan gözlere, ruhsuz ve boş bir ifadeyle baktım.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Osman, kışlaya dönün. Yarım saate geleceğim."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Osman, kafasını ağırca salladığı an, onlara sırtımı çevirip sert ve acımasız adımlarla yürümeye başladım. Zihnimde dolaşan bin bir türlü senaryo, ruhumun bütün odalarını talan ederken, kalbim yalnızca ailemin kaldırılan naaşlarının acısıyla kavruluyordu. Uzun, sonsuz gelen bir avlu; bitmek bilmeyen, her biri ayrı bir hikâyenin kapısını aralayan koridorlar ve kaç tane açtığımı saymadığım kapıların ardından geçip albayın kapısının önünde durdum. Alışkanlıkla elim beremin üzerine gidip yavaşça saçlarımı özgür bıraktığımda, kapıyı tıklattım ve içeriye girdim. Timuçin Albay, yorgun ve tükenmiş bir halde koltuğa oturmuş, gözleri kapıya sabitlenmiş bir şekilde bekliyordu. Nizami adımlarla ona doğru yaklaştım ve derin, ciğerlerimi yırtarcasına bir nefes aldım.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Asena Gündüz, Rize. Görüş ve emirlerinize hazırım komutanım."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Albay, sağ elini ağırca kaldırıp karşısındaki koltuğu işaret etti. Tereddüt ile ona bakmaya devam ederken derin bir nefes daha verdi ve elini indirmedi. İki adımda karşısına geçip koltuğa oturduğumda, arkasına yaslandı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Başın sağ olsun evlat," dedi birden, sesinde kırık bir tınıyla.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Yüreğimi dağladığını bilmiyordu belki, ama acımın en derininde olduğunun farkındaydı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Vatan sağ olsun."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dudaklarımdan dökülen bu kutsal cümle, yine ve yeniden zihnimin dört bir yanına intikam yeminlerini kazıdı. Unutma, dedi içimden bir ses, unutma. Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Albayın yanağı hafifçe seğirdi ve masasına uzanıp bir dosyaya uzandı. Kalın, nasırlı parmaklarıyla kelepçeler gibi kavradığı dosyayı, önümdeki sehpanın üzerine bıraktı. Sırtı yeniden koltuğu bulduğunda, derin bir nefes daha verdi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Aç."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Parmaklarım titrememek üzere yemin etmişçesine dosyaya uzandı ve kapağını ağırca aralamama yardımcı oldu. Görsellerin, tarihlerin kronolojik bir sırayla ve itinayla dizildiğini görünce, bakışlarım yalnızca bir isme takıldı. O isim, kırmızı, amansız bir kalemle yazılmıştı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Raşit Fas."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Albayın sesiyle bir saniyeliğine gözlerimi dosyadan çektim ve ona doğru bakış attım. Önümdeki dosyaya baktığını gördüğümde, yeniden bakışlarımı indirdim. Sayısız operasyona katılmış, göğsü nişanlarla dolu bir Türk askeriydi karşımdaki. Rütbesi ise benimkinden düşüktü. Parmaklarım farkında olmadan sayfaları çevirdikçe, aslında aldığı cezaların, gittiği görevlerden daha fazla olduğunu fark ettim.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Eğitimde merhamet, vatana ihanettir evlat. Bunu hiçbir zaman unutma. Raşit Fas, bu vatana ve milletine ihanet etti. Raşit Fas; 24 Kasım 2019 günü, Şırnak'ta düzenlenen yeni tim birliklerinin yemin törenini kana bulayan bir vatan hainidir."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bütün sesler sustu. Yalnızca bir cümle gezindi ruhumun ta en derininde.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Bu vatan haini, tam bir seneden beri ortalarda görünmüyordu."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Gerekli izinler alındı. Milli İstihbarat ile el ele verip bu vatan hainini bize getirmeni istiyoruz. Kanarya adlı görev için en uygun tercih sensin."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Kısa bir süreliğine askerliğe ara verip Raşit Fas'ın yanında duracaksın. Daha önceden yanına yerleştirdiğim insanlar, kendine bir leş ordusu tuttuğunu ihbar etti. Onlarla eğitime girip ajanlığı öğreneceksin. Zamanı geldiğinde Raşit Fas'ı yüce adaletin güçlü kollarına teslim edeceksin."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Albay derin ve hırıltılı bir nefes aldı, ardından ayağa kalktı. Hızla oturduğum yerden fırlayıp esas duruşa geçtiğimde, sağ elini omzumun üzerine koydu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Arkadaşlarınla vedalaşma. Vedalar acıtır kızım."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Boğazımda bir yumru oluştu ve ben o yumruyu ne yaptıysam oradan çekemedim. Benliğim albayın odasından silindi, fakat o yumru asla geçmedi. Adımlarım koğuşa doğru sürüklendi; bir düğüm daha eklendi yüreğime. Üzerimdeki üniforma, tenimden sökülürcesine ruhumu parçalayarak çıktı; bir düğüm daha eklendi. Siluetim askeriyeden çıkarken yalpaladı; boğazımdaki düğüm ona rağmen, sanki onunla inatlaşır gibi giderek çoğaldı. Bir hıçkırık oldu, havaya karıştı dudaklarımın arasından; süzüldü anlamsızca, kimsesizce. Gözlerim önümde dolanırken, bir gölge karların üzerine sessizce örtündü. Tüm şanına rağmen sola sağa yalpalanırken, o gölge hala dimdik durmaya devam ediyordu. İşte o andan itibaren boğazımdaki yumru bir anda geçti ve tarif edemediğim bir kuvvet beni arkama çevirdi. Gözlerim, gökyüzünde dalgalanan o şanlı, o kutsal Türk bayrağında takılı kaldı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Sol ayağımın üzerinde önüme döndüğüm an, bir araç sessizce durdu ve kapısı yana doğru açıldı. Siyah, derin gözlükleriyle bana bakarak gülümseyen bir kadın, elini uzatıp dudağını büzdü. İçimden gelen yumuşak, fakat kararlı bir ses ile elini güvenerek tuttum ve bırakmadan araca bindim. Kapıyı bir hışımla kapattığı anda, araç öne doğru vahşice atıldı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Ben Alev, Alev Atsız. Raşit Fas'ı bitirmende yardımcı olacak tek insanım. Yanında daima ben olacağım."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Gözlerimi bilinçsizce kırpıştırdım.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Peki sen, sen hazır mısın Asena?"

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Durdu ve derin, sır dolu bir gülümsemeyle devam etti.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Ya da Eyşan Boduroğlu?"

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Ailem ile birlikte toprağa verdiğim, onlarla birlikte gömdüğüm ismimin yeniden bir başkasının dudaklarında anılacağı, aklımın ucundan bile geçmiyordu ta ki bu ana kadar. Beni korumak istediklerinden dolayı ailem, askeri liseyi kazandığım gün benim adımın ve soyadımın Asena Gündüz olmasına karar vermiş ve künyem o şekilde yazdırılmıştı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

"Alınacak ve yerde bırakılmayacak kanların kokusu var üzerimizde Eyşan. Sen ve ben, bugünden itibaren vatanımıza ihanet eden o kalleşi ait olduğu deliğe sokmak için birlikte çalışacağız."

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Yeminler ve sözler.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Hepsi, yalnızca ve yalnızca tek bir şey için verilirdi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

İntikam.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.