GÜVERCİN

-AURORA-

Tahmini Okuma Süresi: 8 dk

Her insan, bir eşiğin ardında bekler.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Cellat dışarıda bekleyen biri değil, kendi kalbinin o karanlık odasında sabırla bileğini bileyleyen gölgedir.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Verdiğimiz her kararda, yaptığımız her hatada, söylediğimiz her cümlenin sonucunda bir bedel öderiz. Kader, verilen kararların toplamından daha ağır, ama o kararların hiçbirini geri alamayacak kadar da sessizdir. Bedel, celladın aynada kendi yüzün olduğunu fark ettiğin an ödenmeye başlar.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

O eşikte, karanlık bir ruhun verdiği tek karar, göğsünde çırpınan bir güvercinin kırık kanadıyla kendi kıyametine uçmasıdır.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dağların, gökyüzüne isyan edecek kadar yükseldiği, tepelerinde kuşların bile kanat çırpmaya korktuğu, rüzgârın fısıldamayıp haykırdığı, taşların yuvarlanmayıp saplandığı ve toprağın nöbet beklediği bir yer vardı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

İki dünyanın birbirine göz kırptığı ama asla dost olmadığı bir çizgiydi burası. Bu çizginin tam ortasında, iki dağın birbirine küstüğü boğazın en dar yerinde, bir avuç cesur ruhun vatan diye diye taşları oyarak inşa ettiği bir yer: Şırnak Özel Tim Taburu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dışarıdan bakan biri için sadece gri duvarlar ve jiletli tellerdi. Ama içine girene, o duvarlar bir destan fısıldardı. Çünkü bu tabur, bir beton yığını değildi. Bu tabur, bir yemindi. Vatan uğruna uykuyu haram edenlerin, sıcak çorbayı hasret bilenlerin, annelerine kavuşmayı bir ömür sonrasına erteleyenlerin yeminiydi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Toprağı öyle kutsaldı ki üzerine basan her çizme, bastığı yeri vatan yapardı. Her adım, sınır taşına dönüşürdü. Yağmur yağdığında, o toprak çamur olmaz; kanatlanırdı sanki. Her damla, şehit düşen bir yiğidin son nefesini taşırdı gökyüzüne. Ve o nefes, bulutlara karışır; bulutlar, dağlara vurur; dağlar, bir komut gibi geri fısıldardı “Vatan,” diye.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Dağları sabahın alacasında mora çalan sisleriyle gelir, gecenin karanlığında siyah birer dev gibi dikilirlerdi. Her birinin bir adı vardı ama o adları fısıldamaya bile korkardı insan; çünkü bilirdi ki o dağların arkasında pusuda bekleyen bir ölümdür. Ama Şırnak Özel Tim’in askeri için ölüm, korkulacak bir şey değildir. Onlar için ölüm, dağların ardında değil; tam göğüslerinin ortasında, vatan sevgisi kadar sıcak, namus kadar keskin bir gerçekliktir.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Burada her şey bir masal gibi başlar, ama masalların hiçbiri bu kadar gerçek bitmez.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Şırnak Özel Tim Taburu işte böyle bir yerdir. Bir efsanenin başladığı, masalların gerçeğe dönüştüğü, insanın vatan olduğu yer…

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bu yerin tam önünde biri duruyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bir kadındı. Üzerinde hâkî yeşili bir askerî üniforma vardı. Üniforma tam onun bedenine göre kesilmişti. Ne bir kumaş fazlalığı duruyordu ne de bir düğme eksikti. Kemerinin tokası loş ışıkta bile parıldıyordu. Omuzlarındaki yamalar rüzgârla usulca kımıldıyordu. Sol kolundaki birlik arması, onun bu dağlara ait olduğunu söyleyen tek işaretti.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Ayaklarında postallar vardı. Siyah postallar, tozla kaplanmış, bağcıkları sıkıca çekilmişti. O postalların toprakla konuştuğu söylenirdi; her basışta bir yemin, her kalkışta bir veda saklıydı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Saçları toprak kahvesiydi. Rüzgâr, saçlarının uçlarını hafifçe kaldırıyor ama onu bozamıyordu çünkü saçları sıkıca bağlanmıştı. Ense kökünde toplanmış, tokaların tuttuğu o inatçı topuz, onun disiplinini ele veriyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Gözleri de toprak kahvesiydi. Ama öyle sıradan bir kahve değildi bu. İçinde bozkırın rengi, yağmur sonrası ıslanan tarla kokusu ve uzaktaki dağların silüeti vardı. O gözler şimdi karşısındaki dağlara bakıyordu. Ne kırpıyordu ne de kaçırıyordu bakışlarını. Dağlarla konuşuyor gibiydi; sessizce, ağırca, sabırla.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Taburun önünde duran kadının arkasından biri yaklaşmaya başladığında kadın, kıpırdamadan durmaya devam etti. Bakışları dağların siluetinden mavi gökyüzüne doğru çevrildi. O gökyüzü öyle berraktı ki sanki daha önce hiç kurşun görmemişti. Kadının toprak kahvesi gözlerinde ise o gökyüzü yansıyordu. Hüznün rengi, toprağa uzak kalmış bir maviye olan sevdayaydı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Kumral saçlı, yeşil gözlü, çehresi sert bir adam bu kadının tam sol arka çaprazında durduğunda, o adamın peşinden gelenler adımlarını yavaşlatarak durdu. Çehresi zamana değil dağlara meydan okur gibiydi. Yanaklarındaki keskin hatlar, bu coğrafyada çok şey görmüş birini ele veriyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Bir kanat misali kadının arkasına dizilen aynı üniformaları taşıyan askerler, tıpkı bir güvercinin kanatları gibiydi. Hiçbiri konuşmuyordu. Hiçbiri kıpırdamıyordu. Sadece kadının arkasında duruyor, onun dağlara baktığı gibi aynı dağlara bakıyorlardı. Kadın o güvercinin kalbi gibi duruyordu tam ortada.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Rüzgâr tepeden aşağıya doğru indi. Önce kadının omuzlarını okşadı, sonra adamın kumral saçlarını dağıttı, sonra da o altı askerin yüzüne çarparak dağlara doğru kaçtı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Masmavi gökyüzünde bir kanat çırpışı duyuldu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Ses önce uzaktan geldi, öyle uzaktan ki sanki dağların ardındaki başka bir dünyadan fırlayıp geliyordu. Sonra yaklaştı. İki kanadın havayı yaran o eşsiz vuruşu yankılandı. Tüylerin birbirine sürtüşünün çıkardığı o hafif hışırtı, sanki bir sayfa çevriliyor gibiydi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Güvercin, masmavinin tam ortasında belirdi. Önce küçücük bir noktaydı, ta ki gözler onu yakalayana kadar. Sonra büyüdü, şekil aldı, renklendi. Tüyleri boz bulanıktı, boynunda yeşile çalan mor bir parlaklık vardı. Kanatlarını açtığında gökyüzünü ikiye bölüyor gibiydi. Kaparken ise sanki yeniden birleştiriyordu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Güvercin taburun tam üzerinde dönmeye başladı. Her turunda biraz daha alçalıyor, her alçalışında gölgesi büyüyordu. Adamın yeşil gözleri güvercini takip ediyordu. O yeşil gözlerde artık sertlik yoktu. Korku vardı. Ya da korkuya çok benzeyen bir şey; tanıdık bir hüznün geri döndüğünü anlamak. O altı asker ise güvercinin her kanat çırpışında bir adım geri çekilmek istiyordu ama çekilmiyordu. Çünkü kaçış yoktu.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Güvercin bir daire daha çizdi. Bu kez ağır ağır, sanki kanatlarının altında bir ceset taşıyordu. Kuşların ölmeden önce son bir kez uçtuğu söylenirdi. Belki bu da o uçuştu. Belki bu güvercin, daha önce bir eşikte verilmiş bir kararın son tanığıydı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Kadının sol gözünden bir damla yaş süzüldü.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Güvercin, dağlara doğru yöneldi.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Kanatlarını bir kez daha açtı. Kanadının altında taşıdığı, kendi kırık kanadından bir parçaydı. O karanlık gölge, bir an için bütün taburun üzerine çöktü. Sonra güvercin kayboldu. Ama kaybolduğu yerde gökyüzü masmavi kalmadı. Hafifçe griye çaldı. Sanki bir şey oradan geçmişti de geçtiği yere keder bulaştırmıştı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Arkasında bir tüy kaldı. Yere düşmedi, havada asılı kaldı bir süre. Sonra rüzgâr geldi ve onu alıp kadının omzuna bıraktı. Kadın, yürümeye başladığında omzundaki tüy usulca kaydı ve yere doğru süzülmeye başladı. Onun arkasında bekleyen askerler peşinden gitmedi. Tüy, kadının biraz önce durduğu yerde kaldı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Verdiğimiz her kararda, yaptığımız her hatada, söylediğimiz her cümlenin sonucunda bir bedel öderiz. Bedeller, celladın aynada kendi yüzü olduğunu fark ettiği an ödenmeye başlardı.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

“Asena Gündüz!”

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.

Cellat, aynada kendini görmüştü.

Bu satıra henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Satır arası yorum yapabilmek için lütfen Giriş Yapın.